MUHSİN YAZICIOĞLU
Giriş Tarihi : 25-03-2016 18:47   Güncelleme : 15-06-2019 11:53

Muhsin Yazıcıoğlu ve Cehl-i Fetvacılar

Yazının başlığı biraz tuhaf gelecek ama, Ülkemizde yaşadığımız gerçekler böyle olunca bu düşüncelerinde beynimizi kemirdiği aşikardır, yorulan ve bitap düşen beyinlerimiz, her insandan şüphelenir hale geldi, öyle ki en yakınınızdan bile!…Eşinizden, Dostunuz’ dan, Arkadaşınızdan ve çok güvendiğiniz insanlardan bile!…

Muhsin Yazıcıoğlu ve Cehl-i Fetvacılar
Fatih Dadaşoğlu
Osmanlıdan Cumhuriyete geçişler çok kolay olmamış, yüzlerce Türk insanını ”idam’ sehpalarında idam edilmiş, ‘‘zindanlara’‘ tıkılmış, yetmemiş ‘‘Hain” damgası yemiş(…) Evlerinden, yakınlarından koparılmış ve zulüm Arşa dayanmış!… 
Hala hatıralarımızda tazeliğini koruyan, ”Şehit İskilipli Atıf Hoca” ”Erzurumlu Şalcı Bacı” birde vatanı kurtaran kahramanların hazin öyküleri!….
25 Mart bu hazin öykülerin, ”Dost görünüp Kahpece uygulamaya konulduğu’‘ bir gündür.
Evet kahpece ve kalleşçe uygulamaya konulan bir gün, Vatan evladının katledilerek ”Şehit” edildiği bir gün, İblisin askerlerinin Muhsin Yazıcıoğlu için, verdikleri ”Cehl-i Fetvanın’‘ uygulandığı bir gün. Vatan evlatlarının ölümü bile güzel olur, ”Ölüme’ gülerek gittiler, her hali ”İslama Kur’ana Hadise” uygun olarak yaşayan bir insanın, Şehit olmasından başka ne beklenebilirdi ki!…
 ‘‘Şehadet” şerbetini yudumlamaya giderken, Tüm İslam Alemine verdiği mesajlar, hala kulaklarımızda yankılanıyor.
Onun için 25 Mart sıradan bir gün değildir, 
Türk İslam gençliğinin lideri Muhsin Başkanın ”Şehadet” şerbetini içtiği bir gündür
25 Mart; Müslümanların yas tuttuğu bir gündür!
25 Mart; kardeşliğin kerbela günüdür!
25 Mart; Hilalle gülün solduğu bir gündür
25 Mart; Şehitlerin efendisi Hz. Hamza gibi, bir babayiğidin, kalleşce sorgulanıp şehit edildiği bir gündür
25 Mart; insanlık madrabazlarının, meydana çıktığı bir gündür
25 Mart; Fidan anamızın göz yaşlarının kuruduğu bir gündür
25 Mart; Türk milletinin başına leş kargalarının uçuştuğu bir gündür
25 Mart; Keş dağının ağladığı bir gündür
25 Mart; Gök yüzü ve yer yüzünün ağladığı bir gündür
25 Mart; Canın sonsuzluğun sahibine ulaştığı bir gündür
25 Mart; Mertliğin kalleşliğe döndüğü gündür…
25 Mart; bu güne kadar sıradan olsada bu günden sonra sıradan bir gün değil. Anadolu evladının, elleri arkadan kelepçeli, iki soysuz itin kollarına girerek, Ümmetin liderinin sorgulandığı bir gündür…
Türkiyede 10 yaşından yukarı olan her gence sorsanız Muhsin başkanın katillerini bilindiği söylenir,fakat ne hikmetse bir türlü bu alçak suikast hakkında ne aydınlar, ne yazarlar ne çizerler nede siyasetçiler tarafından ciddi bir gündem yapılmadı, acaba engel olanmı var diye düşünmeden edemiyor insan!…
Öyle ya İblisin askerleri fetva verirse kim cesaret edebilir ki!…
Rahmetli Veis Ceylan Abinin söyledikleri geldi aklıma, bir 12 Eylül günü Cağaloğlunda ağzından dökülen şu kelimeleri hep beraber tahlil edelim. ”
Türkiyede iki kişiye Profesörlüğü hediye edilmiştir’‘ şaşırmıştım insanın inanası bile gelmiyor, duyunca kalakaldım,
12 Eylülde Yüzlerce genci onların verdiği ‘‘Fetva ve raporlarla” idam sehpasında şehit ettiler!... Bu raporlar karşılığında da iki ”İblise” Profesör ünvanları hediye edildi, çok ısrar etmeme rağmen, o iki İblisin ismini zikretmedi.
12 Eylül yıllar geçmesine rağmen, hala zihinlerimizde  bir takım cevaplanması gereken sorularla tazeliğini koruyor, tam bu noktada Muhsin Başkanın Şehit edilmesi sürecinde; beynimizi kemiren şu sorulara cevap arıyorum. 
 Cevabını verecek bir babayiğit varsa! buyrsun
1- Muhsin başkan telefonda en son kiminle görüştü? 
2- Muhsin başkanın telefon kartı neden çözülmedi?
3- Helikopter o bölgeye girerken ikitane sikoski hangi ülkeye aitti?
4- Bizim hava sahamızda hangi devlet bu alçak suikastı işledi?
5- Radarların kayıt yapmadığı söylenir, o andamı hepsi bozuldu?
6- İsmail güneşin kamera kayıtları nerede?
7- GSM operatörlerine o anda helikopterdeki insanların telefon hatlarını kim bloke ettirdi? 
8- Bizim hava sahamızda iki sikoski kimden izin alıp bu suikastı gerçekleştirdi?
9- Helikopterden cihazları sökenler gülerek poz verirken bu şahıslar kimin adamlarıydı?
10- DDK raporlarına rağmen neden suikastın üstü ürtülüyor? 
Bu sorular çoğaltılabilir ancak uzatmaya gerek yok, bu alçak suikastın katilleri belkide aramızda dolaşıyordur!..
Cehl-i Fetvacı ; Hayrettin Karamanın Yenişafak gazetesindeki köşe yazısında; bu alçak saldırının şifrelerini vermiyormu?
Ne dersiniz hep birlikte okuyalımmı o satırları:
”Akl-ı selim ve kalb-i selim sahiplerinin bir dönüp sağlarına ve bir daha dönüp sollarına bakmaları gerekiyor; bu iktidar kadrosunun yerine koyabilecekleri
başka bir kadro varsa –ki, bana göre yoktur- bir diyeceğim olamaz, yoksa kimse pire için yorgan yakmamalıdır.
Mecellemizin 26. Maddesi şöyle der: “Zarar-ı âmmı def”içün zarar-ı hâss ihtiyor olunur”.
Gençler de anlasın diye günün diline çevirelim:
Kamuya (ve bu arada ümmete) ait zararı önlemek için bir şahıs, bölge veya gruba ait zarar göze alınır, sineye çekilir.
Siyasette olan selim akıl ve kalb sahiplerine de bu kuralı hatırlatıyor ve örnek olarak merhum şehid Muhsin Yazıcıoğlu”nu dua ile anıyorum.
” Zara-ı ammi def içün zarar-ı hass ihtiyar olunur.  Muhsin başkanın ne kamuya, nede Ümmeti Muhammede zararı olmamıştır, eğer Ümmete zarar veren olarak birisi aranacaksa; bak buradan yazıyorum, ”Dünyada ”Yusuf el kardavi ve Hayrettin Karamandan daha fazla İslama fitne sokan ve  zarar veren bir insan Allah yaratmamıştır…  Unutmayın Şehit lider Muhsin Başkana bu ağır hakareti eden Karamana son sözüm: Ey Karaman sen! ”Muhsin başkanın avret mahallinden kesip attığı bir kıl kadar  olamazsın  (…) Rabıta terör örgütü Fetvacıları (Yusuf El Kardavi  Hayrettin Karaman) ve Osman Nuri Topbaş bilmiyoru Faruk Başer bunlara uyarmı ama.? Bu konuda Ali Nar Hoca ile yaptığım mülakatı  daha sonra yayınlayacağım.
 
367 Sabih Kanadoğlundan  dolayı Abdullah Gül Cumhurbaşkanı olamamış ve 22 Temmuz 2007 Genel seçimler sonrasına bırakılmıştı, Genel seçimler sonrası Muhsin başkan Meclise girmiş ve görüşmeler başlamıştı.
Muhsin Başkan bizatihi şahsımı arayıp Ankaraya gelmemi söylemişti, Genel Merkeze geldiğimde kalabalık bir grup vardı, o gün Abdullah gül randevu istemişiti ,  randevu saati yaklaşmış olacaktı ki Muhsin başkan partili gruptan bazılarına Meclise gitmelerini istedi, hep birlikte kalktık, Muhsin başkan kolumdan tuttu ve bana ”Abdullah Gül gelecek sakın yanımdan ayrılma” Gruptan ayrı olarak Muhsin Başkanla  beraber Meclise gittik, biraz sonra Abdullah gül, Mehmetali  Şahin birde tanımadığım biri geldi…
Muhsin başkanın Meclisteki odasında 5 kişi vardık Şahin konuyu açtı Muhsin başkanda bir takım maddeler gülün önüne koydu, gül ve yanındakiler ”El hak doğrudur” altına imzamızı atarız dediler ve böylece Muhsin başkan bu 7 maddede ile ber Cumhurbaşkanlığında Abdullah güle destek verecekti,
Anlaşma sağlandı, Gazetecilere açıklama yapması için   Muhsin başkana bıraktılar…
Muhsin başkan şehit edilmeden önce muhtemelen bu maddelerden vaz geçilmesini istemişlerdir…
 
Sayın gül bu konuda neden susuyor? neden bir açıklama yapmıyor? eğer Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturdu ise; Muhsin başkanın sayesindedir bunu kendiside beyan etmiştir…
Kemalettin özdemir vasıtası ile Muhsin başkanın belgelerini imha etmeye çalışan Atalay, neden suskun? adaletin tesisi için konuşması gerekmez mi?
Fuat Avni önümüzdeki günlerde bu konuları fazlası ile gündeme getireceği herkesin malumudur…
yine Fuat Avniye göre Hakan Fidanın bu meselede en çok bilgi sahibi olan birisidir neden susuyor? 
Muhsin Başkanın helikopteri  ikitane sikoski tarafından düşürüldüğü ortalıkta dolaşırken, görüntüleri Gazeteci Emrullah Önalan ve Abdurrahman Dilipakın izlediğini, Türk milletiyle paylaşdıktan sonra neden Alper Akpak sokak ortasında infaz edildi? Bütün bunların hesapları Savcısından, Hakimine, Avukatından parti yöneticisine , İstihbaratıdan Devleti yönetenlere Askerinden,  İsrailine kadar Muhsin Başkanın hesabı sorulacağından hiç kimsenin kuşkusu olmasın…
Muhsin Başkanın suikastı aydınlanırsa; iki ülke savaşa girebilir, Türkiyede kan gövdeyi götürebilir, tabiki bunlar temennimiz değildir, ancak Muhsin Başkan için gerekirse Terör devleti İsraili haritadan silebilecek Alperenler vardır…
BBP yöneticileri hiç olmasa yılda bir kere ”Katiller lanet” mitingleri yapsalar, Alperenlerin yanı sıra Türk halkıda bu mitinglere destek verecektir, hani bir Ata sözü varya ” Hırsız evden olursa öküz bacadan çıkar’‘ uzun zamandır bu atasözü hep aklımdadır, öyle ya ”top ne kadar yuvarlak olursa olsun, topçu daha fırıldak ‘‘ olmasa gol atamaz.Buradan BBP yöneticilerine bir sorum var; Çağlayan cerit Belediye başkan adayını Kızılcahamama kim getirdi? Belediye başkanı olması için Muhsin başkana kim ısrar etti?!? eğer bunların cevabı verilirse Kahpe suikastın şifreleri çözülür…Ortalıkta dolaşan bu kadar uydurma bilgilere bakılırsa sanırım birileri, birilerine suikastın farklı yerlere çekilmesini başaracak, ancak unuttuğu bir şey var, ben hatırlatmış olayım suikastın şifreleri ”Şanlıurfada ”Göbekli tepede ki” görüşmede saklı.
 
Makam mevki bunlar dünyada kalır, lakin hesabı ahirette sorulur...
Mekanın Cennet, Makamın Firdevsi ali olsun, Biz senden razıydık Allahta senden razı olsun!…
 
Azrailden korkmam!… Selametle kalın
NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Fenerbahçe 3 1
  • 2 Sivasspor 3 1
  • 3 Yeni Malatyaspor 3 1
  • 4 Yukatel Denizlispor 3 1
  • 5 Alanyaspor 3 1
  • 6 Antalyaspor 3 1
  • 7 Çaykur Rizespor 3 1
  • 8 Kasımpaşa 1 1
  • 9 Trabzonspor 1 1
  • 10 Konyaspor 1 1
  • 11 MKE Ankaragücü 1 1
  • 12 Gençlerbirliği 0 1
  • 13 Göztepe 0 1
  • 14 Kayserispor 0 1
  • 15 Galatasaray 0 1
  • 16 Beşiktaş 0 1
  • 17 Medipol Başakşehir 0 1
  • 18 Gazişehir Gaziantep 0 1
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA